Ama sonra akşam tatlı mı tatlı bir yorgunluğum vardı. Doğum günüm hiç habersiz, süprizlerle dolu kutlandı.
Tüm fotoğraflarımda kocaman bir gülümseme.
Ben severim doğum günlerini. Hem kutlamayı hem kutlanmayı. Annemi kaybettikten sonra biraz daha buruklaşsa da her şey , devam ediliyor bir şekilde. Sadece her yıl aynı manzara gözümün önünde. Annemi kaybettiğim sene 2009'un 30 Ekim'i. Ben de Kasım 8 doğumluyum.
Dolaptan eşyaları boşaltılır gidenin. Gidenin dolabı yalnızlaşır,sahipsizleşir. Ama koku asla gitmez, koku havada asılı kalır. Hindistan kokardı annem. Parfümü,kremleri,spreyleri her şeyi...O dolabı boşalttığım gün en altta saklı bir poşet bulmuştum. Poşet paketlenmemişti. Ama biliyordum,onlar benim doğum günü hediyemdi... Gitmeden önce hazırlamış her şeyi. Yalnız bırakmamış beni. O 8 Kasım'ı yatağımda ağlayarak geçirmiştim. Şimdi her şey biraz daha hafifleşti.
Sol yanımda taşıdığım bu ''hafif'' likle, güzel bir gün geçirdim dün... Teşekkür ederim herkese, her şeye.
Haydi bakalım OTUZA ÜÇ KALA ...







