tatil etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
tatil etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
20 Ocak 2013 Pazar
EVDEYKEN GÖZLEMLEDİKLERİM ( GEZİ YAZISI 2)
Evde kaldığım günlerde, gözlem evi diye nitelendirdiğim büyük halamın evinde fotoğraflar çektim.
Balkonundan bayatlamış ekmekleri attığımızda bizi karşılayan bir ördek sürüsü vardı. Saale nehrinin tam kıyısında oturdugundan, kalktığımızda bizi karşılayan manzarayı aşağı yukarı tablolayabildim mi bilemiyorum fotoğraf makinamla ama, bir rüya,bir terapi diye özetleyebilirim.
17 Eylül 2012 Pazartesi
İKİ GÜNCÜK
Biz bir kaçamak yaptık.
Eşimin doğum günü ve evlilik yıldönümümüz adına...
Ben hem hediye ettim, hem kendim faydalandım, gayet mantıklı bence ;)
İnternet üzerinden çok araştırdım. Ve en çok buraya takıldım. İnternet sayfası çok başarısız bence. Bunu gidince anladım. Gösterildiğinden çok daha güzeldi ki bu eleştirimi bize verilen anketlerde belirttim. Siz de çektiğim fotoğraflarla karşılaştırınca ne demek istediğimi anlayacaksınız...
Marmaris Turunç arası 45dk var yok... Bizim için yolculuk uzun sürmedi.
Hiçbir özel talepte bulunmadım dolayısıyla tüm otel müşterilerine yaptıkları bir karşılama diye düşündüğüm odamızdan başlayacağım.
Eşimin doğum günü ve evlilik yıldönümümüz adına...
Ben hem hediye ettim, hem kendim faydalandım, gayet mantıklı bence ;)
İnternet üzerinden çok araştırdım. Ve en çok buraya takıldım. İnternet sayfası çok başarısız bence. Bunu gidince anladım. Gösterildiğinden çok daha güzeldi ki bu eleştirimi bize verilen anketlerde belirttim. Siz de çektiğim fotoğraflarla karşılaştırınca ne demek istediğimi anlayacaksınız...
Marmaris Turunç arası 45dk var yok... Bizim için yolculuk uzun sürmedi.
Hiçbir özel talepte bulunmadım dolayısıyla tüm otel müşterilerine yaptıkları bir karşılama diye düşündüğüm odamızdan başlayacağım.
Anladım ki odanda ne kadar az eşya varsa o kadar iyi. Her şey sistemli ve pratik döşenmiş. Odalar rahattı, temizdi, güzeldi ama bu otelde olup da odada geçiren insan var mıdır bilemiyorum. Çünkü...
konumu ,
bahçesi,
terası o kadar güzeldi ki...
Bu terasta oturup karşımdaki manzara eşliğinde şunları yazmıştım.
'' Bugün 15 Eylül. Uzun zamandan sonra iliklerim nefes değil resmen hava alıyor. Yemyeşil bir doğa ve onun eşliğinde masmavi bir deniz manzarasında karantina altına aldım kendimi. Yani aradığınız kişiye şu anda ulaşılamıyor lütfen daha sonra tekrar deneyiniz... ''
'' Bugün 16 Eylül, yani sonsuzlukta son günüm. Arındım, arındık. Güneş gözlerimizi kısıyor ve biz gülümsüyoruz öylece...Biz kaçırdığımızı bulduk her şeyden öte. Ertelenmişliklerimizi yakaladık. Zaman bazen biraz sonraları, dur bir dakikaları kaldırmıyor. Zaman şimdiyi istiyor. Biz şimdiyi yaşadık... ''
Bu ortam yazdırıyordu sürekli. Sürekli bir yazma isteği...
21 Aralık 2011 Çarşamba
BİLETLERİM CEBİMDE
Bir kararsızlık, bir karmaşa, bir düşünce yığını ile geçen saçma sapan bir hafta. Neyse ki sonunda verilen bir kararla alınan biletler.
Koskocaman bir ay ve bir hafta Almanya yolculuğuma çıkıyorum. Değişik bir şey değil, her seneki rotam ama bu sefer sadece tatil yapmaya değil, gönüllü bir stajer olmaya gidiyorum.
Bir şey koydum kafaya,denemek istiyorum. Düşüncesi bile beni yansıtıyor sanki. Ama işin aslını astarını öğrenmeden karar vermek erken. İnsan yeni bir şeye atıldığında hissettiği çalkantı biraz mide bulandırıyor, fazla soru soruyor çünkü. Sonra da anlıyor ki denemden olmaz. YAP VE GÖR.
İlk adımı atmak yola başlamak demek. Bu yolculuk bana ne getirecek bilemiyorum ama yürümeye cesaretim var. Olur da çıktığım bu yolda şekillenirsem bir gün, bahsedeceğim. Şimdilik bu kadarını paylaşmak daha doğru olacak galiba.
En azından yüze göze bulaşırsa, yenilgim kendime :)
Koskocaman bir ay ve bir hafta Almanya yolculuğuma çıkıyorum. Değişik bir şey değil, her seneki rotam ama bu sefer sadece tatil yapmaya değil, gönüllü bir stajer olmaya gidiyorum.
Bir şey koydum kafaya,denemek istiyorum. Düşüncesi bile beni yansıtıyor sanki. Ama işin aslını astarını öğrenmeden karar vermek erken. İnsan yeni bir şeye atıldığında hissettiği çalkantı biraz mide bulandırıyor, fazla soru soruyor çünkü. Sonra da anlıyor ki denemden olmaz. YAP VE GÖR.
İlk adımı atmak yola başlamak demek. Bu yolculuk bana ne getirecek bilemiyorum ama yürümeye cesaretim var. Olur da çıktığım bu yolda şekillenirsem bir gün, bahsedeceğim. Şimdilik bu kadarını paylaşmak daha doğru olacak galiba.
En azından yüze göze bulaşırsa, yenilgim kendime :)
25 Ocak 2011 Salı
NOEL ZAMANINDA
Ben ve uçağın ayrılma çanları çaldığında hiç üzülmemiştim çünkü yeni bir kavuşmaya kucak açmıştım. Anneannem ve dedemin bizi sürgülü kapı önünde sabırsızca beklediğini biliyordum. Ve nihayetinde, tüm pasaport ve bavul işkencesini atlattıktan sonra, sıcacık bir sarılmayla başladı tatilimiz.
Araba ile eve doğru giderken, ayrı kaldığımız günlerin hızlı ve kısa bir özetini geçtik. Bu arada yerde bizi karşılayan beyaz örtünün gözlerimizi yorduğunu da farkettik. Ama bakmaya doyamadık. Köyden şehre indim misali yapıştım arabanın camına. Hem manzaradan hem de sohbetten bir şey kaçırmak istemiyordum. Ben dalmışken bu yoğunluğa, anneannem akşama bir plan yaptıklarını söyledi. Şaşırdık ama tatilin hiçbir gününü boş geçirmek istemiyorduk tabi. Geçen sene de gittiğimiz noel panayırına bizi tekrar götürmek istiyorlardı. Bir sıcak şarap eşliğinde tezgahları dolaşmak hiç de fena bir fikir değildi.
Biraz dinlendik. Kalın kilotlu çoraplarımızı, iç donlarımızı pantalonlarımızın altına sakladıktan sonra yola koyulduk otobüsle. Soğuk ama rengarenk bir alan karşıladı bizi...
Araba ile eve doğru giderken, ayrı kaldığımız günlerin hızlı ve kısa bir özetini geçtik. Bu arada yerde bizi karşılayan beyaz örtünün gözlerimizi yorduğunu da farkettik. Ama bakmaya doyamadık. Köyden şehre indim misali yapıştım arabanın camına. Hem manzaradan hem de sohbetten bir şey kaçırmak istemiyordum. Ben dalmışken bu yoğunluğa, anneannem akşama bir plan yaptıklarını söyledi. Şaşırdık ama tatilin hiçbir gününü boş geçirmek istemiyorduk tabi. Geçen sene de gittiğimiz noel panayırına bizi tekrar götürmek istiyorlardı. Bir sıcak şarap eşliğinde tezgahları dolaşmak hiç de fena bir fikir değildi.
Biraz dinlendik. Kalın kilotlu çoraplarımızı, iç donlarımızı pantalonlarımızın altına sakladıktan sonra yola koyulduk otobüsle. Soğuk ama rengarenk bir alan karşıladı bizi...
Şaraptan fotoğraflar çekmeyi unutmuşuz... :) Ama içimizi ısıttığını ve hafiften keyiflendirdiğini söylemeden geçemeyeceğim doğrusu.
Özledim. İki ülke arası seyahatlerimde, bir parçamı bırakıyorum ayrı bir şehre. Parçaları kaybolmuş bir puzzle gibiyim hiçbir zaman tamamlanamayacak olan...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)















