24 Şubat 2011 Perşembe

DIŞINDAN İÇERİSİ TAHMİN EDİLMEZ

Dün babam bir yer keşfettiğini ve mutlaka bizi yemeğe götürmek istediğini söyledi. Ben yemeğe hayır diyemeyenlerden biri olarak teklifi hemen kabul ettim ve dört kişi yola koyulduk.


Dışına bakıldığında asla girmeyeceğiniz bir büfeye benziyor. Özensiz masalar ve sandalyeler, her biri ayrı renkte ve malzemede. Hayal kırıklığına uğradım. Bizi getire getire buraya mı getirdi babam diye düşündüm. İçerideki dekorasyon birbiriyle alaksız objelerle dolu. Duvar boyası açık mavi, hastanelerde rasladığımız cinsten.


Ben etrafla ilgilenirken, babam önceden gördüğü ve tattığı yemekleri önerdi ve biz de o doğrultuda siparişlerimizi verdik.Büfe sahipleri karı koca imiş. Kadın olan 3 sene boyunca Ankara'da konservatuarda okumuş ve son senesinde okulunu bırakmış.(Sebebi bilinmiyor) Türk halk müziği konusunda çok başarılıymış ve sesi de çok güzelmiş. Okulu bıraktıktan sonra Uzak Doğu mutfağında çalışmaya başlamış. Kocası da Marmaris'te ünlü lokantaları barındıran Netsel Marina'da çalışmış uzun yıllar. Fakat en sonunda ikisi kendi iş yerlerini açmak istemiş ve ortaya bu büfe-restaurant çıkmış.


Lafı fazla uzattım, o küçümsediğim yerde önüme gelen yemekler fotoğraf makinamı anında çıkarmama sebep oldu.






 


Ahhh yine insanın hayatına müdahale eden o önyargılar yok mu? İşte bir örneği daha...





12 yorum:

Leylak Dalı dedi ki...

Şlap:)))

bilge ve annesi dedi ki...

Buğdayım bizim de var bahsetiğin gibi bir kaç mekanımız. Sahipleri de yemekler kadar keyifli insanlar oluyor, aslında dediğin gibi keşke hayatımızdan çıkartabilsek ön yargıları ne güzel olurdu

Bugday Tanesi dedi ki...

Leylak Ablam dayanamam sana, ama görünürde istikrarın belli oluyor :) İncecik olmuşsun.

Bugday Tanesi dedi ki...

Sevda, biz bu önyargıları böyle örnekler doğrultusunda azaltabiliriz belki.Ne dersin?

nalan dedi ki...

Beşiktaş'ta çarşıda Bulgar'ın yeri var. İstanbul'da iyi mekanları anlatan kitaplarda falan söz edermiş dükkandan o kadar ünlü yani.
Nefis sıcak süt, gerçek kaymak ve bal eşliğinde akıllara ziyan kahvaltı mümkün, omleti saymıyorum bile.
Ama taş çatlasın dört masa, bir tane de dışarda. Ciğerci kedileri gibi yalanarak beklersin sıra gelsin diye.
O kitaplara bakanların yurtdışından falan arayanları yol soranları, hatta hatta otopark var mı diyenleri bile oluyormuş. Düşünsene dükkan hepi topu 20 m2
:)

MAVİANNE dedi ki...

nerede avaba bu büfe
gerçekten de sunum ne kadar özenli ve iştah açıcı
ne yaparsan yap özen göster ne kadar doğru değilmi
sevgiler

Butterfly dedi ki...

Ön yargılarımızdan dolayı o kadar çok şeyi ıskalıyoruz ki bazen :)daha az ön yargılı olmaya çalışıyorum ama ;) bilmem ki başarabiliyor muyum...sevgilerimle

laleninbahcesi dedi ki...

vet ya sonradan da hiç ummadığımız yerlerde harika lezzetlerle karşılaşınca da şaşıp kalıyoruz...

Afiyetler olsun

Bugday Tanesi dedi ki...

Ben de senin anlatımınla ciğerci kedilerine döndüm doğrusu. Bence de başarı bu. Doğal ve özenli olmak...

Bugday Tanesi dedi ki...

Mavianne,Özen bence de her türlü başarılı olma isteğinin göstergesidir. Katılıyorum :)

Bugday Tanesi dedi ki...

Butterfly, ben de böyle şeyler yaşadıkça biraz daha dikkatli oluyorum :)

Bugday Tanesi dedi ki...

Lalenin Bahçesi, teşekkürler. Afiyet oldu oldu :)