28 Nisan 2011 Perşembe

GÜNÜN KABUS DİYALOĞU

Telefon çalar ;

Telefondaki
- O salağa söyle bir daha malları yanlış getirmesin. İşim başımdan aşkın. Ben sizinle mi uğraşacağım?
Ben
- Merhabalar. Pardon sorun nedir acaba?
Telefondaki
- Mallar benim değilken benim otele teslim edilmiş. Bana imzalatmadan, malları göstermeden nasıl gider o salak. Sizi çekmek zorunda mıyım ben?
Ben
-Arkadaşımız işe yeni başladı. Bizi uzun yıllardır tanırsınız. Bu hata her zaman tekrarlanan bir şey değil.
Telefondaki
- Yeni başladı dediğin 3 hafta oluyor senin. Benim burdaki eleman 2 günlük ve faturanın yanlış geldiğini o fark etti. Ne yapayım ben bu boş faturayı???
İçimdeki ses
- Boş fatura ne demek ya. Ne istiyor bu adam?
Ben
- Kusura bakmayın sizi anlayamıyorum. Boş fatura derken ne demek istiyorsunuz?
Telefondaki
- Bak.... Sen beni anlamıyorsun galiba. Dilek Hanım, bak dediğimi bana tekrarlattırma. Talimat ver herkese bana mal yolarken dikkatli olsunlar.

Bu telefon konuşmasını uzatmak faydasız. Demem o ki, adamı almışlar otturtturmuşlar koltuğa,iş yap demişler. Kabalığının, bir bayanla nasıl konuşması gerektiğini bilmediğinin yanında, bir de şu konuşmasını Dilek Hanım ile süslemesi yok mu? Deli oluyorum deli.

İnsanın enerjisini alan o seslerden hiç hoşlanmıyorum. Yüz yüze geldiğinde gıkını çıkaramayan ama telefonu eline aldığında ağzına geleni söyleyen cesaretli geçinir. Halbuki ödleğin önde gidenidir.

Var mı sizin de böyle neşeli müşterileriniz?

8 yorum:

bilge ve annesi dedi ki...

dilek hanım sevrim seni ben, takılma boşver akşama kadar kimlerle, nelerle uğraşıyoruz ne yapcan hayatım kabalığın, görgüsüzlüğün sınırı yok, ben böylelerini gördükçe kendimi daha çok sevip şükrediyorum, öpüyorum çok

Bugday Tanesi dedi ki...

Ben de seni severim :)
Ve haklısın biz mükemmelin kıyısındayız :)

Güngör Ekinci dedi ki...

Ah ah öyle ödleğin önde gideni olup da uzakdan uzağa ahmak kesenler hangimizin hayatında yok ki.
sevgiler.

özlem dedi ki...

Sadece müşteri değil ki Dİlek'cim hayatın her yerinde var böyle insanlar.
Üzme sen güzel canını:))

LEZZETLİ SOMUNLAR dedi ki...

Cümlenin başı 'Dilek Hanım' ama devamı 'siz' değil, 'sen'...Ahhhh, nasıl tanıdık bir replik bir bilsen Dilekçim. Bankacılık yaptım ben, Bankanın patronu zannederdi bazı müşteri kendini. Hayatın her yerinde, bazen en yakınında bile böyle tipleri bulabilirsin. Sakin olmaya çalışıp, derin bir nefes..tut..içinden 10'a kadar say..bırak..Geçmiyorsa da salla gitsin, maaşını onlar mı veriyor yavrum? Sevgiler ablacım..

Bugday Tanesi dedi ki...

Lezzetli Somunlar, bayıldım yorumuna :) Çok haklısın. Uğraşmaya değmez hem de hiç :)

Müge dedi ki...

tahammül sınırlarını zorlayan, insan gibi cevap versek de anlamayan, ha hu deyip ne hali varsa görsün denilesi insanlar... her yanda varlar.. bilmem mi hiç :(
kolay gelsin :)

sünter dedi ki...

eh firsat yakalamis napsin, egosunu tatmin ediyordur oda:))
Kimbilir o güne kadar kendisi ne fircalar yemistirde firsat bu firsat demistir iste. Anlayisli olun biraz Dilek hanim:))